7511 Sayılı Kanun Kapsamında Uygulamada Yaşanan Sorunlar, Çözüm Önerileri ve Beklenen Kanuni Düzenlemeler
1.Giriş
29.05.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun1 ile 6102 sayılı TTK’ya eklenen Geçici Madde 15, mevcut anonim ve limited şirketler için önemli bir sermaye intibak yükümlülüğü getirmiştir. Daha önce 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı2 ile anonim şirketler için 250.000 TL, kayıtlı sermaye sistemine dahil anonim şirketlerde 500.000 TL, limited şirketler için 50.000 TL olarak belirlenen yeni asgari sermaye tutarlarına, 01.01.2024 tarihinden önce tescil edilmiş mevcut şirketlerin 31.12.2026 tarihine kadar intibak etmeleri zorunlu kılınmıştır.3
Bu intibakı gerçekleştirmeyen şirketler kanunen infisah etmiş sayılacak ve tasfiye süreci başlayacaktır. Kanun koyucu, bu süreci kolaylaştırmak amacıyla genel kurul toplantı nisabı aranmaması, kararların basit çoğunlukla alınması ve imtiyaz kullanılamaması gibi usul kolaylıkları getirmiştir. Ancak asıl sorun bu usul kolaylıklarında değil, esasa ilişkin bir engelde yatmaktadır.
Bu makalede, geçmiş yıl zararları nedeniyle öz varlıkları eriyen ve TTK m.376 kapsamında sermaye kaybı yaşayan şirketlerin, asgari sermaye intibakını gerçekleştirirken karşılaşacakları hukuki ve mali çıkmaz ele alınmakta; mevcut mevzuat çerçevesinde uygulanabilir çözüm yolları, mükelleflerin önceden alması gereken aksiyonlar ve beklenen kanuni düzenlemeler değerlendirilmektedir.
2.Sorunun Tanımlanması: Asgari Sermaye İntibakı ve Sermaye Kaybı Çelişkisi
2.1. Yasal Çerçeve
TTK m.376 hükmü, anonim şirketlerde sermaye kaybı ve borca batıklık hallerini düzenlemektedir.4 Buna göre:
Sermaye kaybının 1/2 oranına ulaşması (m.376/1): Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde yönetim kurulu, genel kurulu derhal toplantıya çağırarak iyileştirici önlemler sunar.
Sermaye kaybının 2/3 oranına ulaşması (m.376/2): Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde genel kurul; sermaye azaltımı, sermayenin tamamlanması veya sermayenin artırılmasına karar vermezse şirket kendiliğinden sona erer.5
Borca batıklık (m.376/3): Şirket aktiflerinin borçlarını karşılayamaması, yani öz kaynak tutarının negatife dönmesi halidir.
2.2. Çelişkinin Somut Görünümü
Bu düzenlemeler ışığında şu çelişki ortaya çıkmaktadır: Sermaye artırımı yapabilmek için, artırım sonrasında tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının öz varlık içinde korunması gerekmektedir. Geçmiş yıl zararları nedeniyle özvarlığı aşınmış bir şirketin bu koşulu sağlayabilmesi, ek bir mali yük gerektirir.
| Bilanço Kalemi | Tutar (TL) |
|---|---|
| Esas Sermaye | 100.000 |
| Kanuni Yedek Akçeler | 0 |
| Geçmiş Yıllar Zararı (-) | -5.000.000 |
| Öz varlık | -4.900.000 |
| Sermaye Kaybı Oranı | %100’ün üzerinde (Borca Batık) |
| Asgari Sermaye İntibakı İçin Gereken Artış | 150.000 |
Bu şirketin asgari sermayeye intibak edebilmesi için sadece 150.000 TL sermaye artışı yapması yetmemektedir. Öncelikle 4.900.000 TL’lik negatif özvarlığın giderilmesi ve ardından artırım sonrası sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının öz varlık içinde korunması gerekmektedir. Bu durum, ortakların şirkete milyonlarca liralık kaynak aktarmasını zorunlu kılmaktadır.
2.3. Etkilenen Şirket Profili
Bu sorun, Türkiye’deki önemli sayıda şirketi doğrudan ilgilendirmektedir. Özellikle aşağıdaki profildeki şirketler risk altındadır: 2018 sonrası kur şoklarından etkilenen döviz borçlu şirketler; pandemi döneminde (2020-2021) gelir kaybı yaşayıp toparlanamayan KOBİ’ler; enflasyon düzeltmesi uygulamaları sonucu bilanço yapıları değişen şirketler; düşük sermayeli olup faaliyet göstermeye devam eden ancak birikmiş zararları yüksek olan şirketler.
3.Mevcut Mevzuat Çerçevesinde Çözüm Yolları
Geçici Madde 15’te, sermaye kaybı yaşayan şirketler için özel bir istisna hükmü yer almamaktadır. Ancak TTK m.376 Tebliği’nin mevcut hükümleri çerçevesinde aşağıdaki çözüm yolları değerlendirilmelidir.
3.1. Eş Zamanlı Sermaye Artırımı ve Azaltımı (Tebliğ m.10/c)
376 Tebliği’nin 10/c maddesi uyarınca, aynı genel kurul toplantısında, bedelleri tamamen ödenmek suretiyle, sermayenin istenilen düzeyde artırılmasına ve daha sonra azaltılmasına karar verilebilir.6 Bu yöntem, özellikle sermayesi düşük ancak zararı yüksek olan şirketler için daha avantajlı olabilir. Zira 10/b bendindeki koşul (artırım sonrası öz varlık koruma) aranmamaktadır.
Önemli
Bu işlem sonucunda dahi, tescil edilecek sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının öz varlık içinde korunması zorunluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla eş zamanlı artırım-azaltım yöntemi, gerekli nakdi kaynak tutarını azaltmakla birlikte tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
3.2. Sermaye Tamamlama Fonu (Tebliğ m.9)
Sermayenin tamamlanması, bilanço açıklarının ortakların tamamı veya bazı ortaklar tarafından kapatmasıdır.7 Ortaklar, zarar sebebiyle karşılıksız kalan tutarı kapatacak miktarda parayı şirkete aktarmakla yükümlü olurlar. Bu ödemeler, sermaye konulması veya borç verilmesi niteliğinde olmayıp karşılıksızdır.
Vergisel Avantaj
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca; TTK m.376 kapsamında sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
3.3. Kur Farkı Zararlarının Dikkate Alınmaması
376 Tebliği’nin geçici 1. maddesi uyarınca, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı ile 2020-2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısı, sermaye kaybı hesaplamasında dikkate alınmayabilir.8
Pratik Önemi: Eğer şirketin geçmiş yıl zararının önemli bir kısmı kur farklarından kaynaklanıyorsa, bu istisna öz varlık hesaplamasını önemli ölçüde olumlu etkileyebilir ve sermaye artırımı için gereken nakdi tutarı azaltabilir. Bu geçici maddenin geçerlilik süresi 01.01.2027 tarihine kadardır; sürenin uzatılıp uzatılmayacağı takip edilmelidir.
3.4. Enflasyon Düzeltmesi Etkisinin Değerlendirilmesi
VUK Mükerrer m.298 ve 555 Seri No’lu VUK Genel Tebliği uyarınca, 2023 düzeltmesine ilişkin olarak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farklarının düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmesi mümkündür. Ancak bu mahsup işlemi özvarlığı değiştirmeyeceğinden, TTK m.376 kapsamındaki sermaye kaybı oranlarını doğrudan etkilememektedir. Yine de bilanço görünümünü iyileştirmesi bakımından değerlendirilmelidir.
4.Şirketlerin Alması Gereken Aksiyonlar
4.1. Mali Durum Analizi
Her şeyden önce şirketin güncel mali tablosu üzerinden kapsamlı bir analiz yapılmalıdır. Bu analiz; güncel öz varlık hesaplaması (TTK 376 Tebliği’ne göre), sermaye kaybı oranı tespiti, kur farkı istisnalarının uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi, enflasyon düzeltmesi etkisinin bilançoya yansıtılması ve asgari sermaye intibakı için gerekli nakdi tutarın hesaplanması aşamalarını içermelidir.
4.2. Çözüm Yolu Seçimi ve Strateji Belirleme
Mali durum analizi sonucuna göre aşağıdaki senaryolardan en uygun olanı belirlenmelidir:
| Senaryo | Yöntem |
|---|---|
| Düşük zarar, pozitif öz varlık | Doğrudan bedelli sermaye artırımı |
| Yüksek zarar, negatif öz varlık | Eş zamanlı artırım-azaltım (m.10/c) |
| Çok yüksek zarar | Sermaye tamamlama fonu + ardından artırım |
| Kur farkı ağırlıklı zarar | Tebliğ Geçici m.1 istisnası + artırım |
| Faaliyeti durmuş şirket | Tasfiye veya tür değiştirme |
4.3. YMM/SMMM Raporu Hazırlığı
Ticaret Sicili Yönetmeliği uyarınca, sermaye artırımı, eş zamanlı artırım-azaltım, birleşme ve tür değiştirme işlemlerinde sermayenin karşılıksız kalıp kalmadığına ve şirket özvarlığının tespitine ilişkin YMM veya SMMM raporu ibrazı zorunludur.
4.4. Genel Kurul Hazırlıkları
Sermaye artırımı genel kurul kararı gerektirdiğinden, esas sözleşme tadil tasarısının hazırlanması, genel kurul çağrı sürelerine uyulması ve varsa imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu gibi ön işlemlerin tamamlanması gerekmektedir. Geçici Madde 15 kapsamında toplantı nisabı aranmayacağından usul açısından kolaylık sağlanmış olsa da, esas sözleşme değişikliği tescil sürecinin yıl sonuna bırakılmaması gerekir.
4.5. Nakdi Sermaye Ödemesi ve Blokaj
Bedelli sermaye artırımında, anonim şirketlerde artırılan nakdi kısmın en az %25’inin tescilden önce bankaya bloke edilmesi gerekmektedir (TTK m.344), kalan kısım 24 ay içinde ödenebilir. Limited şirketlerde ise %25 ödeme şartı bulunmamakla birlikte 24 ay içerisinde artırılan sermayenin tamamının ödenmesi gerekmektedir. Ancak eş zamanlı artırım-azaltım (m.10/c) yönteminde bedellerin tamamen ödenmesi şartı aranmaktadır.
5.Beklenen ve Önerilen Kanuni Düzenlemeler
Kanun koyucunun ve Ticaret Bakanlığı’nın bu konuda ek düzenlemeler yapması beklenmektedir. Aşağıda hem mevcut yetkiler çerçevesinde yapılabilecek hem de yeni yasal düzenleme gerektiren öneriler değerlendirilmiştir.
5.1. Ticaret Bakanlığı’nın Süre Uzatma Yetkisi
Geçici Madde 15’in son fıkrası, Ticaret Bakanlığı’na intibak sürelerini birer yıl olarak en çok iki defa uzatma yetkisi vermiştir.9 Bu yetki henüz kullanılmamıştır. Yıl sonuna doğru, özellikle sermaye kaybı yaşayan şirketlerin sayısının büyüklüğü görüldükçe, Bakanlığın bu yetkiyi kullanma olasılığı artmaktadır. Ancak süre uzatımı, tek başına esasa ilişkin sorunu çözmeyecektir.
5.2. İntibak Amaçlı Sermaye Artırımına Özel İstisna Hükmü
En etkili çözüm, yalnızca asgari sermaye intibakı amaçlı sermaye artırımlarında TTK m.376 kapsamındaki öz varlık koruma koşulunun geçici olarak aranmamasına ilişkin bir düzenleme yapılmasıdır. Böylece şirketler, önce öz varlıklarını düzeltmek zorunda kalmadan doğrudan asgari sermayeye yükseltme imkânına kavuşacaktır.
Bu tür bir düzenleme; Geçici Madde 15’e bir fıkra eklenmesi suretiyle, “asgari sermaye intibakı amaçlı sermaye artırımlarında, artırım tutarı asgari sermaye ile mevcut sermaye arasındaki farkı aşmamak kaydıyla, 376. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanmaz” şeklinde gerçekleştirilebilir.
5.3. Tasfiye ve Tür Değiştirme Kolaylıkları
Asgari sermaye intibakını gerçekleştirmek istemeyen veya gerçekleştiremeyen şirketler için, kolaylaştırılmış tasfiye prosedürleri veya limited şirkete dönüşüm imkânlarının genişletilmesi de değerlendirilmelidir. Özellikle fiilen faaliyetine devam eden ancak anonim şirket yapısını sürdürme zorunluluğu bulunmayan şirketlerin, limited şirkete dönüşüm yoluyla 50.000 TL asgari sermaye ile faaliyetine devam edebilmesi pratik bir alternatif olarak değerlendirilmelidir.
6.Sonuç ve Değerlendirme
7511 sayılı Kanun ile getirilen asgari sermaye intibak zorunluluğu, şirketlerin özsermaye yapılarını güçlendirmek ve ticari hayatın güvenilirliğini artırmak açısından yerinde bir düzenlemedir. Ancak kanun koyucu, bu düzenlemeyi yaparken geçmiş yıl zararları nedeniyle öz varlıkları eriyen şirketlerin pratik durumunu yeterince değerlendirmemiş görünmektedir.
Mevcut haliyle düzenleme, sermaye kaybı yaşayan önemli sayıda şirketi ikili bir çıkmaza sokmaktadır: Bir yanda asgari sermayeye yükseltmezlerse infisah edecekler, diğer yanda yükseltmek için gerekli öz varlık koşulunu sağlayamayacaklardır. Bu durum, Türkiye ekonomisinde özellikle KOBİ segmentinde toplu infisahlara ve istihdam kayıplarına yol açabilecek bir risk taşımaktadır.
Bu nedenle:
Ticaret Bakanlığı’nın intibak sürelerini uzatma yetkisini kullanması ve/veya intibak amaçlı sermaye artırımlarına özel bir istisna düzenlemesi yapması,
Kanun koyucunun Geçici Madde 15’e, sermaye kaybı yaşayan şirketler için TTK m.376 koşullarını hafifletici bir fıkra eklemesi elzemdir.
Dipnotlar
- 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, R.G. 29.05.2024/32560
- 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, R.G. 25.11.2023/32380
- 6102 sayılı TTK Geçici Madde 15
- 6102 sayılı TTK m.376 ve 376 Tebliği (R.G. 15.09.2018/30536)
- TTK m.376/2 – Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının 2/3’ünün karşılıksız kalması
- 376 Tebliği m.10/c
- 376 Tebliği m.9 – Sermayenin Tamamlanması
- 376 Tebliği Geçici Madde 1 (Değ. 26.12.2020/31346)
- TTK Geçici Madde 15/3 – Ticaret Bakanlığı süre uzatma yetkisi
